İBRE DÖNDÜ!

HAMZA ATLI

10-03-2026 11:58

Yazdıklarımdan çok daha fazlasını okur, bir yazının üzerindeki resim veya fotoğrafla yetinmem.

Alakam olmayan konularda dahi okur, her yerde her konuyu bilmişlik taslamam.

Okudukça öğrendiğim cehaletimdir!

Birşeyi duyunca, bildiklerimle çelişiyor diye hemen itirazda bulunmam.

Telefonumdaki not defterimde onlarca not var. Kafama yatmayan meseleyi kurcalar, ilk fırsatta merakımı gidermek adına araştırmamı yaparım.

Bilsem dahi susarım "ya bildiğim yanlışsa" diye tereddüt ederim.

Hal böyleyken olur olmaz konuşanları nasıl anlayayım?

Başınızı ağrıtmayayım...

Bu haftaki köşemde ne yazsam diye kafamda birşeyler tasarlarken bir yazı ilişti gözüme.

Yazı o kadar hoşuma gitti ki sizinle paylaşmadan yapamazdım!

​"İdris Bozkurt’un Diyanet Haber’de yayımlanan 'Şükür ve Nankörlük Arasında' başlıklı yazısından...

Bugün itibarıyla ibre artık döndü. Ramazan ayının çoğu gitti, azı kaldı, yarıyı geçtik. Rabbimiz, içinde bin aydan hayırlı Kadir gecesini de barındıran bu ikinci yarının, ilkinden daha hayırlı geçmesini nasip eylesin.

Hani bazen bir ayeti yüzlerce defa okursunuz ama bir an gelir ayetin mesajını yeni kavrarsınız. Dün bir ayet ile ilgili olarak tam da bunu hissettim. İsra sûresinin hemen başında İsrailoğullarından söz eden ayetler topluluğunun içinde küçük bir temasla Hz. Nuh’un adı geçiyor ve ondan söz edilirken  إِنَّهُ كَانَ عَبۡدࣰا شَكُورࣰا “Muhakkak ki o, çok şükreden bir kuldu” (İsra  3) deniliyor. Âyette شَاكِراً “şükreden” denilmiyor, çok şükreden شَكُوراً deniliyor.

Bir an düşündüm. Hz. Nuh’un hayatını gözümün önünden geçirdim. Kavmi içinde 950 yıl peygamberlik yaptı (Ankebut 14). Bu süre zarfında kendi karısı ve oğlu dahil olmak üzere kavminin çok büyük bir kısmı ona inanmadı.

Kavminden kâfir olanlar ona  “sen sapıtmışsın” dediler. Gemi yapması emredildiğinde gelip gidip ona güldüler ve alay ettiler. Sonunda yeryüzünde büyük bir tufan koptu ve gemide bulunan bir avuç müminden başka herkes boğuldu. Hz. Nuh, oğlunun kurtulması için yaptığı dua sebebiyle uyarıldı (Hud 46).

Şimdi dünyevî bir bakış açısıyla baktığımızda şu tabloda “çokça şükretmeyi gerektiren” hangi unsurlar var? 950 yıl boyunca çok az kişi iman ediyor. Kendi karısı ve çocuğu boğulanlar arasında. Ama Hz. Nuh “çokça şükreden bir kul” olarak örnek gösteriliyor.

Peki niçin İsrailoğullarından bahsedilen bir noktada Hz. Nuh, çokça şükretme yönü ile örnek olarak zikredilmiş olabilir? Tarihte İsrailoğulları da bir takım büyük badireler atlatmıştı. Firavunun zulmüne maruz kalmışlar, sonrasında Kudüs’ten sürgün edilmişlerdi. Allah daha sonra onları Hz. Musa ile Firavun zulmünden kurtarmış, tarih boyunca gönderdiği pek çok peygamberle onlara yol göstermiş, rehberlik etmiş, onlara çölde iken gökten bıldırcın eti ve kudret helvası indirmiş, çölün ortasında taştan su çıkarmıştı. Ama onlar bunca nimetlere nankörlük etmişler, her defasında Allah’a verdikleri sözleri bozmuşlardı. Bir zorlukla karşılaştıkları anda hep yakınıyorlar, şikayet ediyorlar, hiç şükretmiyorlardı. Mesela Hz. Musa, onları Firavun’un zulmünden kurtarmak üzere gönderildiğinde ona şöyle demişlerdi: “Sen gelmeden önce de bize eziyet ediliyordu, sen geldikten sonra da eziyet edildi (hiçbir şey değişmedi).” (Araf 129)

Hz. Musa, kavmine şükretmelerini nankörlük etmemelerini Allah’ın bir buyruğu olarak şöyle hatırlatmıştı:

“Hani Musa kavmine demişti ki: "Allah'ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Çünkü O, sizi işkencenin en kötüsüne sürmekte ve oğullarınızı kesip, kadınlarınızı (kızlarınızı) bırakmakta olan Firavun ailesinden kurtardı. İşte bu size anlatılanlarda, Rabbinizden büyük bir imtihan vardır."

"Hatırlayın ki Rabbiniz size: Eğer şükrederseniz, elbette size (nimetimi) artıracağım ve eğer nankörlük ederseniz hiç şüphesiz azabım çok şiddetlidir! diye bildirmişti."

Musa dedi ki: "Eğer siz ve yeryüzünde olanların hepsi nankörlük etseniz, bilin ki Allah gerçekten zengindir, hamdedilmeye lâyıktır." (İbrahim 6-8)

İşte Allah Teâlâ, bu laf anlamaz, söz dinlemez, şükür nedir bilmez topluluğa karşı Hz. Nuh’u örnek gösteriyor, onun yaşadığı tüm zorluk ve sıkıntılara rağmen şükrettiğini, hem de öyle böyle değil “çokça şükreden bir kul” olarak şükrettiğini söylüyordu.

Buradan bizim de almamız gereken dersler var.

Hayatımızdaki zorluk, sıkıntı ve musibet durumlarında çoğu zaman elimizdeki nimetleri unutur, sıkıntıları göz önünde bulundurarak, tıpkı İsrailoğullarının dediği gibi “hayatımda hep sıkıntılar var” diye düşünür, şükrü unuturuz. Oysa kul ne kadar zorluk ve sıkıntı içinde olursa olsun mutlaka sahip olduğu nimetler de vardır. Hz. Nuh’u düşünelim… Evet sıkıntılar ve zorlukları vardı ama sayıları az da olsa ona inananlar vardı. O, Allah’ın izniyle kendi alın teriyle çalışarak gemiyi bitirebilmişti. Tufandan canları sağ ve salim olarak kurtulmuşlardı. İnsanlık bundan sonra onun soyundan tekrar üreyecekti. Yeryüzünde küfrün hakimiyeti sona ermiş, beli kırılmıştı. İşte bunlar, çokça şükredilmeye değen nimetlerdi.

Bizim de hayatımızda mutlaka şükredeceğimiz sayısız nimetler vardır. Peygamberlerin yolu ve mesleği şükür yoludur. Peygamberlerin izinden gitmeyen, ayak diretenlerin yolu ise nankörlük yoludur.

Rabbimiz bizlere peygamberlerin yolundan gitmeyi, nimetlerin farkında olup şükretmeyi nasip eylesin. Bizleri nankörlükten muhafaza eylesin.

DİĞER YAZILARI ​AHBAP ÇAVUŞ İLİŞKİSİ! 01-01-1970 03:00 ​İŞTE YEDİTEPE RUHU! 01-01-1970 03:00 ​HOŞ GELDİN TRUMP! 01-01-1970 03:00 ​BİR ÖYLE BİR BÖYLE! 01-01-1970 03:00 ESKİLERDE BİR DURUŞ VARDI! 01-01-1970 03:00 HUTBE'DE BUGÜN! 01-01-1970 03:00 KAYMAKAM BEY'İN TALİMATI VAR! 01-01-1970 03:00 EN ÇOK KAZANDIRAN YATIRIM ARACI 01-01-1970 03:00 HOŞBULDUK KAOS! 01-01-1970 03:00 İSTİKAMET İSTANBUL! 01-01-1970 03:00 AVRUPA'DAKİ GÖZLEMLERİMİZ DEVAM EDİYOR! 01-01-1970 03:00 HOLLANDA'DA İLK İZLENİMLERİM! 01-01-1970 03:00 ROTAMIZ ALMANYA! 01-01-1970 03:00 YOK EDİLİYORUZ! 01-01-1970 03:00 İNSANLIK BİR MEZİYET GİBİ SUNULUYOR! 01-01-1970 03:00 VİCDANLAR ENKAZDA KALDI! 01-01-1970 03:00 KİBRİN HASMI ALLAH'TIR! 01-01-1970 03:00 İNSANLIĞIN YÜZÜNE ATILAN TEKMELER! 01-01-1970 03:00 BİZDE BU KAFA VARKEN! 01-01-1970 03:00 OLMASAYDIN OLMAZ MIYDIK? 01-01-1970 03:00 MAĞDURLARIN YÜREĞİNE SU SERPİN! 01-01-1970 03:00 ÇOCUKKEN MERHAMETLİYDİK! 01-01-1970 03:00 ŞU ZAMANDA ÇOCUK OLMAK! 01-01-1970 03:00 BİRİ BİTER BİRİ BAŞLAR! 01-01-1970 03:00 Bİ BİTMEDİNİZ BE! 01-01-1970 03:00 KİM GÜÇLÜYSE O HAKLIDIR! 01-01-1970 03:00 İNSAN BU YARIŞ ATI DEĞİL! 01-01-1970 03:00 ÜZERİNE SOĞUK SU İÇİN! 01-01-1970 03:00 TÜRBEDARSIZ BİR TÜRBE! 01-01-1970 03:00 ALTIN TABAKTA İKTİDAR! 01-01-1970 03:00 SAĞLAM KALELER İÇİNDE! 01-01-1970 03:00 BELEŞÇİ FAKİR, RANTÇI ZENGİN! 01-01-1970 03:00 ​KİM BİLİR, NEREDE, NASIL, KAÇ YAŞINDA? 01-01-1970 03:00 ​SANA'DAN HADRAMUT'A KADAR! 01-01-1970 03:00 ​AĞLAYABİLSEYDİNİZ ANLAYABİLİRDİNİZ! 01-01-1970 03:00 ​GARİP PENCERECİK, KÜÇÜK DARACIK! 01-01-1970 03:00 ​MEKKE'DEN... 01-01-1970 03:00 ​UMRE HEYECANI 01-01-1970 03:00 ​HAZIR FIRSAT VARKEN! 01-01-1970 03:00 ​AKRAN ZORBALIĞI! 01-01-1970 03:00 ​İBRET İÇİN ÖLÜM YETMEZ Mİ? 01-01-1970 03:00 ​KOLTUK SEVDASI 01-01-1970 03:00 ​BU GİDİŞATA KİM DUR DİYECEK? 01-01-1970 03:00 NİYE BANA YAN BAKTIN! 01-01-1970 03:00 ​GÜCÜN SARHOŞLARI! 01-01-1970 03:00 ​MİLLETİ TEMSİL EDENLER ZİLLET İÇİNDE! 01-01-1970 03:00 ​GEÇ ÖL AMA GENÇ ÖLME! 01-01-1970 03:00 ​NEDEN ASR-I SAADET? 01-01-1970 03:00 ​ABD'Yİ KINAYALIM MI? 01-01-1970 03:00 ​SALDIM ÇAYIRA, MEVLAM KAYIRA! 01-01-1970 03:00 ​ZENGİN MÜPTEZELLER! 01-01-1970 03:00 ​BABA TAHLİYE! 01-01-1970 03:00 ​BU SABAH İLGİNÇ BİR HADİS OKUDUM! 01-01-1970 03:00 BANA ARKADAŞINI SÖYLE! 01-01-1970 03:00 KÜRESEL PEDOFİLİ PAZARI! 01-01-1970 03:00 İYİCE AHLAKSIZ OLDUK! 01-01-1970 03:00 İNSAN NANKÖRDÜR! 01-01-1970 03:00 ​ŞU ÇAĞI GÖRMEZ OLAYDIK! 01-01-1970 03:00 NE PAPAYMIŞ ARKADAŞ! 01-01-1970 03:00 HASTANE KORİDORLARINA GİDİN! 01-01-1970 03:00 ALLAH, KİFL'İ BAĞIŞLADI! 01-01-1970 03:00 MÜSLÜMANIMSI PROFİLLER! 01-01-1970 03:00 İNSAN DEDİĞİN... 01-01-1970 03:00 SUÇLU ANNE VE BABADIR! 01-01-1970 03:00 HERKESİN ELİ BOŞ! 01-01-1970 03:00 TEVEKKÜL EDENE ALLAH YETER! 01-01-1970 03:00 FAKİRLİK HASTALIK GİBİDİR! 01-01-1970 03:00 HÜKÜM ALLAH'INDIR! 01-01-1970 03:00 GEÇ OLMADAN GÖÇ ETMELİ! 01-01-1970 03:00 HAKLISIN YASİN! 01-01-1970 03:00 BİR YAZI, İKİ KONU! 01-01-1970 03:00 KİMSE KİMSENİN İLAHI DEĞİL! 01-01-1970 03:00 GAZZE'DE ABLUKA SİLAHLA KIRILIR! 01-01-1970 03:00 HOŞ BULMADIM! 01-01-1970 03:00 SUÇLU BENİM, HERKES SUÇSUZ! 01-01-1970 03:00 ​NE OLACAKTIK, NE OLDUK? 01-01-1970 03:00 DÜNYA BİR VEDANIN ADI DEĞİL Mİ? 01-01-1970 03:00 ​​GAZZE'DEYİZ, FİLİSTİN'DEYİZ! 01-01-1970 03:00 YOLDA DÖKÜLENLER VE SEBAT EDENLER! 01-01-1970 03:00 ​KONSERLİ ŞÜKÜR! 01-01-1970 03:00 ​TOPLUMDA KANDİL ANLAYIŞI! 01-01-1970 03:00 MUZ CUMHURİYETİ! 01-01-1970 03:00 GAZZE İÇİN BİRLEŞELİM! 01-01-1970 03:00 SOKAKTAKİ SAPIK! 01-01-1970 03:00 ŞAHİTLİK EDERİM Kİ BU DÜZEN KÜFÜR DÜZENİDİR! 01-01-1970 03:00 HAYATIN DÖNÜM NOKTALARI! 01-01-1970 03:00 ​AZ SABREDİN! 01-01-1970 03:00 ELİNDE FENERLE GAZZE'Yİ AYDINLIĞA KAVUŞTURANLAR! 01-01-1970 03:00 HERKES KENDİ DERDİNDE! 01-01-1970 03:00 HIRS İNSANI KÜL EDER! 01-01-1970 03:00 ÖLÜM HEPİMİZİN KADERİ! 01-01-1970 03:00 SESSİZ ÇIĞLIKLAR! 01-01-1970 03:00 TOPLUM VİCDANINDAKİ DERİN ÇÜRÜME! 01-01-1970 03:00 MALATYA’NIN SESSİZ ÇIĞLIĞI 01-01-1970 03:00 İNSANI INSANA KIRDIRAN BIR DÜZEN... 01-01-1970 03:00 HIRSIZ BİZDENSE SUSUN! 01-01-1970 03:00 KÜRESEL ÇETELER VE LEMAN OYUNU 01-01-1970 03:00 ZAMAN BİZDEN YANA MI? 01-01-1970 03:00 YARIM SAATİM KALMIŞ! 01-01-1970 03:00 ZAMANIN KOŞAR ADIM GİTTİĞİ GÜNLER! 01-01-1970 03:00 NEREYE BAKIYORSAK MUTLULUK ORADA! 01-01-1970 03:00 GEREKSİZ TARTIŞMA! 01-01-1970 03:00 ONLAR GİBİ Mİ OLALIM? 01-01-1970 03:00 TANZANYA'DAN BİR GÖZLEM YAZISI! 01-01-1970 03:00 SİYASET KİRDİR! 01-01-1970 03:00 RAHMETİN ZAHMETE DÖNÜŞTÜĞÜ ŞEHİR MALATYA! 01-01-1970 03:00 BU NE YAMAN ÇELİŞKİ! 01-01-1970 03:00 HATA BENDE DEMEYİ ÖĞRENEMEDİK! 01-01-1970 03:00 GELECEK, BELKİ DE GELMEYECEK! 01-01-1970 03:00 DÖNÜŞ ALLAH'ADIR! 01-01-1970 03:00 Memleketin İhtiyacı Var! 01-01-1970 03:00 DERVİŞLİK HIRKASINA ALDANMAYIN! 01-01-1970 03:00 ZAMAN DEĞİŞTİ, PEKİ YA BİZ? 01-01-1970 03:00