Samsun'da bir polis memuru, sel sularının getirdiği odun parçacıklarını kenara koydu diye bu bir haber değeri taşıyor.
Yaptığı şey çok güzel, onu söylemiyorum.
Ama çok güzel ve çok sıradan olması gereken şeyler neden olağanüstü bir şeymiş gibi sunuluyor?
Adam, susamış köpeğe eliyle su veriyor veya bir serçeye, bir kediye yardım ediyor; bu ulusal medyada haber değeri taşıyor.
O gün bütün medya bunu servis ediyor.
Altına binlerce insan yorum yapıyor.
Yapılan davranış güzel ve insani, ona sözüm yok; tekrar edeyim.
Lakin insani olan şeyler neden meziyet gibi sunuluyor? Sizce de bunun altında yatan bir sorun, bir problem yok mu?
İnsanlar kavga ediyor; araya giren, ayıran kişi ulusal medyada haber değeri taşıyor.
Bir fidan diken, bir ağaç eken kişi sanki olağanüstü bir şey yapmış, sansasyonel bir olay olmuş gibi medya tarafından sunuluyor.
Bunların hepsi, bilinçli taksirle insanları ve insanlığı bitirme projesi.
Sistem bizi birer canavara dönüştürmek istiyor. İnsani olan bütün şeyler elimizden alınıyor. Bizleri birer robot gibi; evden işe, işten eve giden, eleştirmeyen, düşünmeyen, sorgulamayan bireyler hâline getirmek istiyorlar.
Ve bunu maalesef başarıyorlar.
Büyük şehirlerde gittikçe yaygınlaşan yalnızlık, Batı ülkelerinde büyük bir hapishaneye dönüşmüş durumda.
Herkes kendi hapishanesinin mahkûmu.
Herkes kendi gardiyanı.
Batı'da insan olmanın gerekleri insanlara unutturuldu. Bizde de aynısı yapılıyor. O yüzden insani olan çok sıradan şeyler, sıra dışı ve olağanüstü olaylarmış gibi paylaşılıyor.
Şaşırmamız gerekenlere şaşırmıyor, insani olan ne varsa tersini yapıyoruz.
Hepimiz artık devlet kapısının birer neferi, garanti maaşın birer kölesi olma yolundayız. Hayatımızın, yaratılışımızın tek gayesi buymuş gibi davranıyoruz.
Rızkımızı vereni sistem olarak görünce, sistem bize neyi verirse onu alıyoruz.
Yakın zamanda bir pandemi süreci yaşadık. Dilimizde tüy bitti, "Bunlar birer tezgâh." diye diye.
Lakin sistem insanları öyle bir hâle getirdi ki insanlar birbirlerini aşılı mı, aşısız mı diye ayırmaya başladılar.
Birbirlerine aşılı hayvan muamelesi yapmaya çalıştılar.
Sistem, köleleri aracılığıyla istediğini insanlara yapmaya başladı.
İnsanların tercihleri başkalarının saygı alanı iken, bugün maalesef o alan daraldı.
Herkes insanların kendisi gibi düşünmesini, kendisi kime biat ediyorsa ona biat etmesini istiyor.
Halbuki insan özeldir; her insan farklı bir kod ve kondisyonla yaratılmıştır.
Fıtratın işlenmesi dışında her insan kendine özgü, kendine özeldir.
Hâl böyle olunca farklılık, İslam'ın gözünde zenginliktir. Farklılıktan kastım; ruhen ve aklen insanların birbirinden farklı olmasıdır.
Rabbim birbirimizi olduğumuz gibi sevmeyi, toplum olabilmeyi, birinin canı yanınca üzülebilmeyi bizlere nasip etsin.
Selam, dua ve hürmetle.