Siyasilerden bahsediyorum; parti fark etmeksizin hepsi için söylüyorum.
Kendileri için bir imtiyaz söz konusu olduğunda Meclise doluşuyorlar. Kendileri lehine ne varsa hemen yasallaştırıp kanun hâline getiriyorlar.
Kendilerine ve sevdiklerine her türlü torpili yapıyorlar. Bir yemin etme ile emekli oluyorlar. Aynı insanlar, asgari ücretle çalışanların ömür boyu çalışmasını ve 60 yaşın üzerinde emekli olmasını istiyorlar.
Ve maalesef bu asgari ücretli ve zor şartlarda geçinen emekli kitle, bu ülkenin en tutucu siyasi kesimi oluyor.
Bir bakan emekli oluyor; kendisine koruma, özel şoförler ve birden fazla çakarlı araba tahsis ediliyor. Ömür boyu bu milletin sırtından caka satıyor, keyif çatıyor.
Ama bu memleketin insanı maalesef bu şekilde idare edilmeyi hak ediyor. Herkes başkasının putuna İbrahim. Kimse kendini eleştirmiyor. Easy yönlendirilen, kolay yönetilen, hemen ayrıştırılıp sömürülen bir toplumuz.
Siyaset ve siyasi ikbali uğruna bizleri koyun gibi güdüyorlar. Tekrar ediyorum; ben bunu parti fark etmeksizin hepsi için söylüyorum.
Sırtımıza basıp merdivenin basamaklarını çok hızlı bir şekilde tırmanıyorlar. Lüks ve şatafat içinde yaşıyorlar, çocuklarını en güzel okullarda okutuyorlar, yurt dışında en güzel yerlerde tatil yapıyorlar, en kral ihaleleri yakınlarına veriyorlar. Belediyeyi sorsan aynı, Meclis aynı... Sözüm ona bizim amcaoğlu da siyasi lideri yüzünden 20 yıldır benimle konuşmuyor.
Bu toplum sizce de siyasetten gelecek her türlü kötülüğü hak etmiyor mu?
Geçen gün dikkatimi çeken bir açıklama geldi. Yeniden Refah Partisinin Genel Başkan Yardımcısı beni şaşırtan bir açıklama yapmış.
Ha, şunu da ifade edeyim: Bugün bunu söyleyenler yarın muktedir olduklarında en az aynı şeyleri yaparlar. Çünkü sistem buna müsait, çünkü düzen insanı nefsiyle baş başa bırakan bir düzen.
Şimdi sizleri Yeniden Refah'ın Genel Başkan Yardımcısının açıklamasıyla baş başa bırakıyorum; her harfine de katılıyorum:
“GÖREV SÜRESİ DOLMUŞ BAKANLARA SAĞLANAN ARAÇ VE KORUMA İMTİYAZI”
Kamuda tasarruf tedbirleri genelgelerle sıkılaştırılmaya çalışılırken eski bakanlara sağlanan araç ve koruma gibi makam konforunun sürdürülmesi, anlaşılması zor bir durum ortaya çıkarmaktadır.
Bilindiği üzere farklı dönemlerde bakanlık yapmış ancak görev süresi dolmuş siyasetçi ve tüm üst düzey bürokratlara, görev süreleri sona ermiş olsa bile talep ettikleri hâllerde kamuya ait makam aracı kullanımı, şoför ve yakın koruma tahsisi yapılabilmektedir. Ancak kamuya ait makam aracı kullanımı, şoför ve yakın koruma tahsisinin hem suiistimal edilen hem de kamu kaynaklarının israfına sebebiyet veren uygulamalardan biri olduğu çok açık ortadadır.
Resmi hizmet süresi sona ermiş kişilerin, kamuda karar alabilme yetkisine haiz olmadığı hâlde hâlâ ayrıcalıklı olarak kamu kaynaklarının bu kişilere tahsis edilmesi asla kabul edilebilir bir durum değildir. Görevi sona eren isimlere sağlanan bu imkânın son örneklerinden biri olarak eski İçişleri Bakanına tahsis edilen araçlar ve hizmet detayları durumu çok açık ortaya koymaktadır.
Siyasi görev süresi tamamlanmış kişilere ömür boyu bu tür imtiyazların tanınmasının adalet ve tasarruf ilkelerine aykırı olduğu çok açıktır. Geçmiş dönemlerde bakanlık yapmış başta Fehim Adak ve Prof. Dr. Sacit Günbey gibi isimlerin bakanlık görevlerinden sonra hiçbir koruma ekibi talep etmemeleri, üzerinde durulması ve örnek alınması gereken bir durumdur. Hatta rahmetli Fehim Adak'ın bakanlık görevi sırasında akaryakıt israfını önlemeye yönelik olarak kendisine tahsis edilen makam aracının kapının önüne gelmesini beklemek yerine aşağı inip aracı beklemesi ve bakanlık görevi sırasında şahsi ziyaretleri için taksi durağından ticari taksi çağırması, üzerinde dikkatle düşünülmesi gereken davranışlardır.
Bu nedenle görev süresi dolmuş siyasetçi ve tüm üst düzey bürokratlara kamuya ait makam aracı kullanımı, şoför ve yakın koruma tahsisi sağlayan bu ayrıcalığın ortadan kaldırılması amacıyla ilgili kanun veya yönetmeliklerin ivedilikle yeniden düzenlenmesi gerekmektedir. Bu yönde atılacak adımlar, oluşan kamu israfının ortadan kaldırılması adına büyük önem taşımaktadır.
Selam, dua ve hürmetle Allah'a emanetsiniz.