Bir gayp ölüm ve sonrası.
Her ne kadar ayet ve hadislerden biraz bilgimiz de olsa ne ile karşılaşacağımızı tam olarak bilmemek ürpertici.
Yüzü soğuk ölümün.
Her yaşlının genci kıskanması da bundan değil midir?
"Ahh ben şimdi genç olacaktım..." diye başlayan her cümlenin altında biraz da ölüm korkusu yatar.
Halbuki o da gençti.
Ama kaçınılmaz bir sona, bir gayba doğru sürükleniyor.
Deri kırıştı, gözlerin feri çekildi.
Sağlıkla imtihan zorlaştı.
Mutlak sona doğru gidiyorsa insan, korkmaması mümkün mü?
Hem insan dediğin korkuyla ümit arasında bocalayıp duran bir varlık değil mi?
Sizi bilmem ama ben korkuyorum ölümden.
Çünkü sonraki hayat ile ilgili endişelerim var.
Hangi amelime güveneyim?
Ne malın ne de evladın fayda etmeyecek.
Kimse seninle gelmeyecek.
Referans kabul görmeyecek.
Yapayalnız birisin ve bir başına mahkemedesin.
Nasıl korkmasın insan?
Öldün; aradan belki sadece birkaç gün geçti ve en sevdiklerin sensizliğe alıştı bile.
Gülüp eğlenebiliyorlar.
Ve bu esnada sen hayatının en ağır sınavındasın.
Dünya dediğin ve uğruna mücadele verdiğin hiçbir şey yok.
Eyvahlar olsun...
Cevzi'den güzel bir yazı:
"Öyle kimseler gördüm ki refah içinde yaşayanlardı; zulümde ve gizli-açık günahlarda dolaşıp durdular. Sonra hesap etmedikleri yerden yorgun düştüler ve kökleri söküldü.
Yine öyle kimseler gördüm ki ilme nispet edilenlerdendi; fakat yalnız kaldıklarında Allah’ın kendilerini gördüğünü gözetmediler. Bunun üzerine Allah, insanların önündeki güzel anılmalarını sildi. Varlıkları yok hükmünde kaldı; görülmeleri sevimsiz, ziyaretleri istenmez oldu...
Allah’tan korkun, Allah’tan korkun; O’nun gözetimini unutmayın. Allah’ın hilmi ve keremiyle aldanmayın; nice kimseler günahla yavaş yavaş helake sürüklenmiştir.
Günahları sürekli gözetin ve onları silmeye çalışın. Hiçbir şey, günahlardan sakınmakla birlikte yapılan yalvarış ve yakarış kadar faydalı değildir.
Öyleyse Allah’tan korkun, tecrübe edenin sözünü dinleyin; sürekli murakabe hâlinde olun; akıbetleri düşünün; yasaklayanın büyüklüğünü bilin; küçük görülen bir kıvılcımdan sakının; çünkü bazen bir kıvılcım bir şehri yakar..."
Kaynak: İbnü'l-Cevzî (Saydü'l-Hâtır)
Selam dua ve hürmetle...
Allah'a emanetsiniz.
























