İrfan Yılmaz sosyal medya hesabından bir gönderi paylaşmış. Kızını hastaneye götürmüş —Rabbim şifa versin— doktor kendisinden bir kalem istemiş. Gidip kantinin yanındaki medikalciden 400 TL’ye kalemi almış. Aynı kalemi merkezdeki medikalci arkadaşına sorduğunda, "Abi, bizde 250 TL." cevabını almış. 250 TL’ye o kalemi satan adam belki 100 TL para kazanıyordur; "Bu kadar fark niye?" diye sitem etmiş İrfan abi. Altındaki yorumları okudum ve içler acısı halimizi burada yazıya dökmek istedim. Yorumlardan birkaçını sizlerle paylaşıyorum:
***
"İnşaat ustası dün Malatya’da demirciler için etriye kolu almamı istedi. İki nalbur yan yanaydı; birine sordum 4.300 TL dedi, diğerine sordum 2.300 TL dedi. Sonra 2.300 TL diyen 1.800 TL’ye verdi. Bu nasıl iş abi, bu nasıl insanlık..."
***
"Yaşadığım ibretlik bir durumu paylaşmak istiyorum: Komşumuzun bahçesinde yetiştirdiği şeftaliden biraz fazlası vardı. Mahallemizdeki bir markete kilosu 40 liradan teslim etti (nakliye yok, komisyon yok). Ertesi gün bir baktık şeftalinin etiketinde 95 lira yazıyor. 40’a aldı, 95’e sattı. Esnafımız bu kadar vicdansızlaştı, vahşileşti."
***
"Depremde 20.000 TL’lik konteynerleri 100.000 TL’den satan bir memlekette yaşıyoruz. Gayet normal bir durum, hiç
şaşırmadım."
***
"Ben de depremzedeyim. Memleketim Elbistan’daki evimiz yıkıldığı için Ankara’da ikamet ediyordum. Ankara’da yakın zamanda 22,5 TL’ye aldığım yapıştırıcıyı Elbistan’a geldiğimde de aradım. Bir esnaf tanesine 70 TL dedi. Pahalı olduğunu söyleyince, 'Akşam pazarı, sen 50 TL ver.' dedi. Almadım; bir başka esnafa sordum, 60 TL dedi, yine almadım. Onun 50 metre ilerisindeki başka bir esnafa sordum, 30 TL dedi. Tanesini 25 TL’den hesaplayıp iki tanesini 50 TL’ye aldım. Deprem görmüş memleketimde ahlaki ve vicdani yıkım depremi devam ediyor maalesef. Denetim de yok. Üç beş lira fark olabilir ama 70 TL ile 25 TL arasındaki fark, birçok alanda uçurum gibi büyüyor."
***
"Serbest piyasa... Mersin Üniversitesi Hastanesinin kantininde bir simit 15 TL, Muğla Devlet Hastanesinde aynı simit 40 TL. Ölen mi suçlu, öldüren mi?"
***
"Malatyalılar olarak hırsız olduk. Deprem de yola getirmedi bizi. Daha büyük felaketler kapıda vallahi billahi; Allah’ın vaadi haktır, bekleyip göreceğiz. Allah bizlere merhamet etsin, ne diyeyim..."
***
Yorumlardan biri çok hoşuma gitmişti: "Devlet milleti, millet birbirini ve devleti soyma peşinde; dolayısıyla bizim düzelme şansımız pek yok gibi." Tabiri caizse suya üfleyenler bile bir dalavere ve sahtekarlık peşinde.
Bu vaziyette bizden ahlaklı bir toplum olmamızı kimse beklemesin. Rabbim sonumuzu hayır etsin. Selam ve dua ile Allah’a emanet olun.