Deprem geçti, yarası, sancısı geçmedi. Devlet, millet deprem mağduru olanlar için büyük bir mücadele içinde. Yapılan güzel işleri takdir etmemek olmaz; yüzbinlerce konut, binlerce iş yeri inşa edildi. Elbette eksiği, gediği, unutulanı, zorda kalanı ve mağdur olanı var. Bu kısmen normal sayılabilir.
Ama normal olmayan işler de var. Mağduriyetleri bir türlü giderilmeyenler de...
İşte Malatya'da yaşayan ve deprem öncesinde bodrum katlarda iş yeri olanlar, bu mağdurlardan sadece birkaçı.
Onlardan Cahit Aluçoğlu ulaştı bana.
Daha önce de farklı mecralarda mağduriyetleri gündeme gelmişti ancak sanırım kendileriyle ilgili somut adımlar hâlâ atılmış değil. O yüzden benden de bu konuyu kaleme almamı istedi.
Ey devlet büyükleri, ey muktedirler ve bürokratlar! Bu adamların da yüzünün gülmesi, ekmek teknelerine olan hasretlerinin giderilmesi için daha neyi bekliyorsunuz? Reis konuyu bilse, eminim çabucak talimat verir, "Gereken neyse yapın" derdi. Ama durumun bilincinde oldukları halde bürokratlar ve bu milleti temsil makamında olan mebuslar neden konuyla ilgilenmiyorlar?
Esnafın iş yeri gitmiş, canhıraş bir mücadeleden geçmiş ve toparlanan bir şehirden payına düşeni almak istiyor. Kimseden torpil, iltimas istemiyorlar. İstedikleri sadece geçmişte var olan ve depremde enkaz haline gelen iş yerleri. Üst katta olanın hakkı var ve aldı. Zeminde olan hakkını aldı. Peki, bodrum kattaki garibin hakkı yok mu? Onların da tapulu, evrakı mevcut iş yerleri vardı. O halde adım atmak ve hakları olanı teslim etmek için neyi bekliyorsunuz?
Devlet, devasa bir emek ve çok büyük bir organizasyonla deprem mağduru şehirleri imar ve ihya etme çabasında. Bu durum herkesi sevindirirken, birileri neden mağdur olup üzülsün? İnsanlar geleceğiyle ilgili, hele de şu toparlanma sürecinde endişe etmemeli. Binlerce iş yerinden bunların da hakkı neyse verilmeli ve bu esnaf razı edilmeli. Bu görev evvela milleti temsil eden vekillere düşer ama hamdolsun onları pek gören yok! Varsa ve bu 140 esnaf için bir adım atıldıysa, neden çıkıp açıklamıyorlar?
Buradan Malatya'mızın imar ve ihyasına önemli katkıları olan Valimiz Sayın Seddar Yavuz Bey’e sesleniyorum! Lütfen Sayın Valim, bu esnafımızın derdine çare bulun. Sizler bu milletin amiri, devletin ildeki temsil gücüsünüz. Sizden hayırlı haberler bekleyen esnafın tebessüm vesilesi olun.
Ve Malatya vekilleri... Hepiniz yarınlarda o makamları terk edeceksiniz. Hepimiz bu dünyayı arkamızda bırakıp gideceğiz. Kimimiz hayırla yâd edilecek, kimimiz tam tersi. Hal böyleyken ve elinizde böylesi bir fırsat ve imkân varken, ahiretiniz için azık edinin. İnsanların derdini çözecek olan sizlersiniz. Dua alın, ah almayın!
Yazık Cahit abilere... Adamlar Malatya'mızın esnafı, bu toprağın insanı. Buranın havasında teni buruşmuş, emek verirken alnı kırışmış, elleri nasır tutmuş emekçileri. Bu coğrafyanın kaderi onlar, kederi olmasınlar.
Bu arada Cahit abi WhatsApp üzerinden bana bir ses kaydı attı. Şimdi dinledim; sanırım Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Sayın Murat Kurum konuyla ilgileniyormuş ve eski itfaiyenin oradan bu esnaflarımıza yer tahsisi yapılacakmış. Sayın Murat Kurum'un şehrimize katkısı çok fazla; depremden bu yana bizi hiç yalnız bırakmadı. Eminim yine gerekeni yapacaktır ama sabır tükeniyor ve esnaf haklı olarak endişe içinde, adeta ayaklanmış durumda.
Konunun sonuna kadar takipçisi olacağız ve müjdeli haberi inşallah duyuracağız. Konu soğumamalı, araya kaynamamalı. Bu adamlara deprem öncesi komik fiyatlar üzerinden para vermek olmaz; bu insanları gerçekten razı edeceğimiz iş yerleri şart. Zira onlar bu şehrin bel kemiğidir.
Umarım hepsini mutlu edecek hayırlı bir nihayete ulaşırız.
Selam ve dua ile...
Allah’a emanetsiniz.
























