Eğer dişle ilgili bir şikayetiniz varsa Malatya Turgut Özal Tıp Merkezi'nde bulunan Diş Hekimliği Fakültesine gitmeyin!
20'lik dişimi çektireyim diye perşembe günü fakülteye gittim.
Öğrencinin biri 3 dakika sürecek dolgu işim için beni bir saat o sedyede tuttu.
Dolgu beni rahatsız edecek düzeyde olduğu hâlde, sırf bir an evvel kurtulmak adına "İyi, tamam." demek zorunda kaldım.
Diş Hekimliği Fakültesi öğrencisi genç bir kızımızdı.
Ona sözüm yok ama insanız biz, kadavra değil! Üzerinde deney yapılacak bir varlık değil insan! Can bu, can!
Neyse, akabinde 20'lik dişi çektirmek istedim. Dişim köklü ve zahmetli, kabul ediyorum. Doktorları da yordu dişimin çekimi. Bir ara asistanı, öğrencisi, araştırma görevlisi derken tepemde 10 tane insan saydım. Olabilir tabii. Yalnız imkânlar o kadar kısıtlı ki anlatamam size. Doktor önce dişimi yerinden oynatmak için tornavida benzeri bir cihazla uğraştı; tornavidanın iyi olmadığını ve kendisine başka bir tornavida getirilmesini söyledi. Sanırım 5-6 tane tornavida geldi ve doktor hiçbirini beğenmedi. İşlevini yapamayacak düzeyde eskimişlerdi. "Hocam bunun değeri neyse birkaç tane alayım, buraya bağışlayayım." diye minik bir serzenişte bulundum.
Şaka yapmamıştım, gerçekten alırdım. Sonra ayakkabı çekeceğine benzer bir demirle yanağımı çekiştirmeye başladı doktor ve bu işlem belki 2 saat kadar sürdü. Dişle ilgili hiçbir acım olmadığı hâlde sol tarafımdaki yanak komple şiş. Yanağımın içi komple yara oldu. Ben o demirin böyle bir netice doğuracağını biliyordum. Sağ tarafımdaki bayan kendisine dönmemi söylüyor, sol tarafımdaki erkek yanağımı o demirle çekiştiriyor; canımı o kadar yakıyordu ki anlatamam sizlere.
Bir ara meramımı izah ettiysem de erkek olan hoca, "Görmemiz lazım, yapacak bir şey yok." dedi. Eyvallah, görmeniz lazım ama "Bunun plastik olanı, damağa uygun olanı, kauçuk olanı, silikonlu olanı yok mu arkadaşım?" dedim. Damağa uygun, insan sağlığına uygun bir malzeme olsa en fazla tutacağı 100 lira. "Vallahi varsa birkaç tane de bundan alayım, tornavida ile birlikte buraya getireyim, size hediye edeyim; insanların canını yakmayın." dedim ama kimin umurunda...
Bugüne kadar dişlerimle ilgili işlemlerin neredeyse tamamını özel hastanelerde, özel kliniklerde yaptırdım. Bana üniversite hastanesinin çok iyi olduğunu ve 20'lik dişleri de çok güzel çektiklerini söylediler.
Ben de yola revan olup oraya gittim ama karşılaştığım manzara kesinlikle olumlu değildi.
Burada ben oradaki doktorları suçlamıyorum. 21. yüzyılda, bu bolluk ve varlık çağında tornavida almaya para bulamayan veya parası olduğu hâlde almayan, insan sağlığını düşünmeyen ve insanın canına resmen işkence eden bir düzeni eleştiriyorum.
Damağı, dudağı, yanağı o demirle çekiştirilen insanlar beni çok iyi anlarlar.
İnşaat demiri daha makbul olurdu diyeyim anlayın siz. Özele gitmediğime çok pişman oldum.
Dünden beri sol taraftaki yanağıma dokunamıyorum ve muhtemelen bu ağrı bir iki gün daha sürer.
Demirle çekiştirilen bir yanağın ne olmasını bekliyorlar?
Birine "İşkence et." desen ancak böyle bir alet üretebilirlerdi.
İki ucu "U" şeklinde acayip can yakan bir demir.
Hâlbuki özel sektör teknolojik gereçleri kullanmada çok iyi.
Bir film çektikleri makine var, filmi görebilene aşk olsun.
O cihazın çok daha modern versiyonunu, çok müthiş çekenini, çok kaliteli olanını özelde gördüm.
Filmi çekerlerken kusmayana helal olsun. Ağzınıza kocaman bir şey koyuyorsunuz. Eğer arkadaki dişlerse vay halinize. Birkaç denemede zor çektim.
Koskoca devlet kurumlarında, milyarlarca lira ödeneği olan üniversite hastanelerinde modern teknolojik cihazları bulundurmak çok mu zor?
Bir de ağzımıza tuttukları o lambaların üzerinde o kadar çok toz vardı ki...
Sadece lamba değil heryer toz içindeydi.
Bunları silecek bir insan, ortamı steril hâle getirecek bir adam yok mu? Güler yüze, insanlara olan ilgiye eyvallahım var.
Ama temizlik desen yok, teknoloji desen sıfır, eziyet desen en üst düzey.
Dediğim gibi, ben hayatımda ilk kez dişle ilgili bir problemde devlete ait bir kuruma gittim ve daha dişim çekilirken bütün bedenimle pişmanlık duydum.
Bir daha "Tövbe!" demem belki ama bir daha da gitmem inşallah.
Can bu, can; yazık insanlara.
Çok ilgililer, çok güzel bir sistem kurulmuş ama ağzınızı sileceğiniz bir peçete bile yok.
Oradayken bu tarz şeylerin hepsini sorguladım ve eleştirilerimi de doktorlara ilettim.
Yazık, günah; insanlar bu işkence için aylarca sıra bekliyorlar.
Ben randevusuna gelmeyenler olduğu için dolgusu hemen yapılanlardan biriydim.
Rabb'im herkese imkân versin, gidip orada kendilerine işkence ettirmesinler.
İnsan hayatına veya insanın parasına —her neyse— değer verilen özel sektöre gitsinler.
Rabb'imden bütün hastalarımıza şifa diliyorum.
Selam, dua ve hürmetle Allah'a emanetsiniz.
























