Dünyadaki bütün liderlerin tabiri caizse yuları veya başka bir tabirle tasması mutlaka siyonizmin elindedir.
Dünyanın 5'ten çok küçük olduğunu sürekli söylüyorum, yazılarımda dile getiriyorum.
Bizim gibi üçüncü dünya ülkelerinin ne dediği küresel güçlerin ve siyonizmin çok da umurunda değil.
Kimse kusura bakmasın; birkaç milyonluk Yahudi ve yularını elinde tuttuğu adamlar dünyayı yönetiyorlar.
İster hoşunuza gitsin ister zorunuza...
Dünyada siyonizmden onay almayan hiçbir idare tahakkümünü devam ettiremez.
Hiçbir hükümet ve devlet varlığını sürdüremez.
Ha, siyaset gereği biri gelir; elinde şarabıyla, rakısıyla sizi idare eder.
Bir diğeri gelir; dilinde Kur'an'dan ayetlerle, elinde seccadesiyle sizi idare eder.
Ama nihayetinde hepsinin yuları siyonizmin elindedir.
Bugünlerde kamuoyunu meşgul eden önemli meselelerden biri de Azerbaycan hükümetinin okullarda uygulamaya çalıştığı başörtüsü yasağı.
Azerbaycan Devleti, laikliğe uyma adı altında başörtüsü düşmanlığı yapıyor.
Çünkü başörtüsünün Arap kültüründen gelen bir örtü olduğunu düşünüyor.
Kısaca Arap ve özünde İslam düşmanlığı yapıyor.
Azerbaycan halkı Müslüman olabilir ama devlet laik bir devlet ve laikliği uygularken kıyafeti de ona göre düzenlemeye çalışıyor.
Dünyadaki laik ülkelerin tamamında kılık kıyafet serbestliği var. Dolayısıyla laiklik kisvesine saklanıp aslında İslam düşmanlığı yapıyorlar.
Azerbaycan daha önce de 2010'lu yıllarda benzer uygulamalar yapmaya çalıştı lakin kamuoyundan gelen büyük tepkiler sonucu geri adım atmak zorunda kaldılar.
2026 yılı Temmuz ayında Genel Eğitim Kanunu’nda yapılan değişiklikle eğitim sisteminin temel ilkelerine "millilik ve dünyevilik (laiklik)" kavramları eklendi ve hem öğrencilerin hem de eğitim çalışanlarının belirlenen standart kıyafet kurallarına uyması zorunlu kılındı.
Kardeş ülke dediğimiz Azerbaycan ne kardeşimiz ne de dostumuz.
Azerbaycan'ın tek dostluğu siyonizm ve uşaklarıyla.
Kardeş dediğimiz Azerbaycan, milli davamız olan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti devletini dahi tanımıyor!
Azerbaycan '91'de Sovyetler dağılıp kurulunca onu ilk tanıyan ülkelerden biri İsrail'dir.
Ve ciddi diplomatik ilişkileri sadece bir yıl içerisinde başlamıştır.
Ben Azerbaycan'a İsrail'in ileri karakollarından biri derim.
Sadece Azerbaycan değil, maalesef ülkemiz de siyonizmin dünya ülkülerine hizmet eden bir konumda.
Dünyada bağımsız olduğu sanılan, aslında bağımlı olan onlarca ülkeden biri de biziz.
Onca söylemimize, onca mitinge ve kınamaya rağmen Amerika'nın İncirlik Üssü, İsrail'e hizmet eden önemli bir merkez ve bizim ülkemizde.
Ve yine Amerika'nın İsrail'e hizmet etmek için kurduğu Kürecik Radar Üssü Malatya'mızda.
İsrail'in önemli uşaklarından biri olan Suudi Arabistan ile yakın zamanda Mekke İttifakı Antlaşması'nı yaptık.
Meseleyi Mekke savunmasından ibaret görenler, kafasını deve kuşu misali kuma gömmeyi seven insanlar.
Bu ülkenin kuruluş amaçlarından biri İsrail'in, siyonizmin ve Batı emperyalizminin dünyadaki çıkarlarına hizmet etmektir.
Yakın tarihi iyi okuyanlar ne demek istediğimi gayet iyi anlarlar.
Evet, zorumuza gidiyor ama gerçekler insanı acıtıyor.
Bakın, canımızı o kadar yakmasına rağmen, sürekli dile getirmemize rağmen bugün Gazze için ne yapabiliyoruz?
Oraya para göndermek ve yardım yapmak dışında elimizden ne geliyor?
Devlet nezdinde Gazze adına somut adım olarak ne yaptık?
Filistin davasını konuşmak dışında veya siyonizmi kınamak, İsrail'i kınamak dışında elimizden ne geldi?
Ama yüreği sızlayan her zaman Filistinli anneler oldu.
Hassasiyeti olan halkın sokaklarda yürümesine müsaade ettik, insanların gazı alınsın istedik.
Ama somut adım olarak hiçbir şey yapamadık, elimizden gelmedi.
Sonra "Dünya beşten büyüktür." diyoruz.
Dünya beşten büyük olsaydı Gazze bu halde olmazdı.
Dünya beşten büyük olsaydı Türkistan'da bu kadar acı yaşanmazdı.
Dünya beşten büyük olsaydı siyonistler dünyanın her yerinde emellerine ulaşmak adına istediği gibi at koşturamazdı.
Dünyada İslam'ı temsil eden bir tek ülke yok.
Dünyada İslam'ı ve şeriatı gereği gibi yaşayan tek ülke yok.
Dünyada Müslümanları bir araya getirecek hiçbir güç yok.
"İslam gitti, gelen boş bir hizipten bir hizbe..." diyor ya Üstat Necip Fazıl Kısakürek...
Aynen o mesele.
Siyonistler dünyada kendilerine rakip olacak hiçbir kuvvet bırakmadılar.
Gayrı işimiz Âlemlerin Rabbi olan Allah'a kaldı.
Zira ümmetin kaybedecek çok şeyi var ve mecali yok.
Selam, dua ve hürmetle Allah'a emanetsiniz.