Kedideki iffet, nezaket ve çevreye saygı insanların çoğunda yok. Malatya merkezde geziyorum. İnönü Caddesi'nde Çekirdek Pasajı var; depremden dolayı şu anda harabe, virane bir yer. Metruk binalar misali…
Hal böyle olunca insanlar orayı çer çöp atmak ve pisliğini yapmak için kullanıyorlar. Oradan geçerseniz burnunuza çok ağır kokular gelir. İnsanlar etrafa tonlarca çöp atmışlar. Hacetini gidermek için her yerde tuvalet varken hemen orada, ayaküstü pisleyen insanlar var.
Çekirdek Pasajı’nın ağır kokusundan çıktıktan sonra hemen yakındaki bir inşaatın kumuna pisleyen bir kedi gördüm. O kedi çukuru açmış, içine pisliğini yapmış, üzerini örtüyordu. O manzaradan sonra aklıma bu yazıyı yazmak geldi.
"Hey güzel Allah'ım!" dedim, "Şu kedi kadar olamıyor insan denen eşref-i mahlukat." Veya eşref-i mahlukattı ama o şerefi kaybetmek için elinden geleni yapan bir varlık insanlık.
Ah, buyurun! Ama bu insan denilen mahluk kadar yeryüzünü kirleten, çevreye zarar veren hadsiz bir varlık daha yoktur herhalde. Dünyada yaratılan ve yaratılış gayesine uymayan tek varlık insan.
Hiçbir tavuk "Ben ördek olayım, ördek gibi davranayım." demez. Hiçbir inek koyunu örnek almaz. Hiçbir köpek aslanlığa soyunmaz. Ama insanoğlu bir acayip varlık; kul olmak dışında ne varsa hepsini yapmak gayretinde. İnsan olmak, insani melekeleri yaymak dışında ne varsa yine o taşın altından insan çıkıyor. Dünyada yanlış her işin altında insanoğlunun parmağı var.
Dünyada yaratılmış her şeyin; her varlığın, her taşın, her toprağın, her bitkinin, her mikrobiyolojik canlının bu ekosisteme bir katkısı var. Her şey, herkes görevini yapıyor ve mükemmel bir sistem yaratılmış, birbirini takip ediyor. Mesela güneşe bakın; milyonlarca yıldır aynı yerden, aynı saatte doğuyor ve yine aynı şekilde batıp görevini aya teslim ediyor. Hiçbir yaratılmış, yaratılış fıtratının dışına çıkmıyor.
İnsana bakıyorsun, insanlığından utanıyorsun. Bu sadece bir örnekti, belki de çok basit bir örnek ama buradan çok şey, çok yazı, çok konu açılabilir.
Sosyal medyada görüyorsunuzdur; yoldan geçiyor, yol üzerindeki ağacı söküyor veya kırıyor. Ormana gidiyor; ormanı yakıyor veya pisliğini oralarda bırakıyor. Pikniğe gidiyor; çöpünü toplamaktan aciz. Deniz kenarlarına gidiyorsunuz; çöplükten, pislikten geçilmiyor. Nerede bir su kenarı varsa orada insanın izi var. Çok mu zor arkadaşım, şu çer çöpünü bir poşete koyup bir çöplüğe bırakmak?
Gidin "gâvur" dediğiniz Avrupa'nın sokaklarına, doğal alanlarına bakın. Gidin orada ormanları gezin, denize gidin. Birkaç Avrupa ülkesi hariç tamamına yakınında bir tane çöp bulamazsınız; ne şehirde ne kırsal bölgede, ne deniz kenarında ne nehrin kıyısında.
Ve biz bu adamlar için "Bizi kıskanıyorlar." diyoruz; biz bu insanları beğenmiyoruz. Biz "Batılı" diyoruz, "gâvur" diye hitap ediyoruz. Vallahi davranışlarımıza bakılırsa kim gâvur diye adlandırılır, çok merak ediyorum.
"Bir sokak köpeğinin senden çok daha fazla bu ülkeye katkısı var." dediğimiz milyonlarca insan var. Bir don kadar ev ahalisine faydaları yok. Magandalar, suç makineleri var. Sokaktan, köpeklerden daha önce toplanması gereken insanlar var. Ailelerinin ellerinde kalmış, bir köşede geberseler de kurtulsak dedikleri tipler var. Bunlar sokak hayvanlarından daha zararlılar.
Hayatta kendisinden başka kimseyi düşünmeyen bencil, saygısız ne kadar insan varsa toplayın ve itlaf edin. Vurun birer iğne, gebersinler.
Selam ve dua ile…
Allah'a emanetsiniz.